BİN AYDAN DAHA HAYIRLI OLAN
MÜBAREK KADİR GECEMİZ
KUTLU VE MUTLU OLSUN
MÜBAREK KADİR GECEMİZ
KUTLU VE MUTLU OLSUN

Merhaba dostlar,
Çan’da yaşayanlar ve özellikle 70 i yılları hatırlayan herkes çok iyi bilir! İlçemizin hemen merkezinde açık işletme olarak önceleri özel ve sonra da Devletin bünyesine katarak faaliyet gösteren kömür ocaklarımız da yani Çan TKİ ‘de bir şeyler oluyor veya dönüyor ama herkes gibi bende tam olarak ne olduğunu çözemedim.
Efendim bundan tam 25 -30 sene önce traktör kepçelerle, kara şanzımanlı 3-5 tonluk BMC kamyonlarla, kazma ile kürek ile gece gündüz insanlar çalışarak, kömürümüzü 67 vilayetin (o zamanlar 67 ilimiz vardı) en az, 50 tanesine kömür giderdi. O zamanlar piyasada şimdiki gibi banka kepazeliği de yoktu, bir tek Ziraat Bankası sonrasında İş bankası onlarla parasal her şey hallediliyordu. İnsanlar o zor şartlarda çıkartılan tonlarca kömür ile parayı koyacak yer bulamıyorlardı. Ben çuvallara para konularak bankaya getirildiğine şahidim, hatta ekonomi öylesine hareketli ve piyasada öyle çok para dönüyordu ki, o zamanın ve piyasanın yakından tanıdığı, Remzi ÇETİN isimli azılı gangster bile Çan’ımıza soygun yapmak için teşrif etmiş ama yakayı ele vermiş ve kasaba çalkalanmış bir anda ülkenin gündemine gelmiştik. Hatta onu yakından görmek için Çan halkı çoluk çocuk eski polis karakolunun önünde uzun süre beklemişti. Her neyse o zamanlar Çan kömürü denildiği zaman başta İstanbul, Bursa, İzmit, Adapazarı, İzmir olmak üzere bütün Trakya, yakacak olarak sadece Çan kömürü kullanmak için Anadolu’dan da yüzlerce değişik tip ve ebatlarda kamyonlar İlçemize gelip,1, 2, 3 hatta bir hafta bile burada kalıp kömür sarıp nakliye yaparlardı. Onların Çan’a gelip gitmeleri piyasayı o kadar çok etkilerdi ki, esnafımız dışarıdan kömür almak için gelecek olan bu yabancıları bekler dururdu.

Daha sonraları Ülkemiz bir şekilde, ithal kömür ile tanıştı, önce Rus ardından İran derken, ta Güney Afrika’dan Türkiye’mize kömür girmeye başladı. Tabi bu işten birçok insan, başta politikacılar, TKİ bünyesindeki özellikle üst bürokratlar, büyük nakliye firmaları sebeplenmeye başladı. Para çok tatlı geldi, baktılar mayada tuttu, ama birkaç engel var. İstanbul başta olmak üzere birçok büyük merkezde bu kömürü vatandaşa veremiyorlar, çünkü pahalı geliyor. İnsanlar Çanakkale’nin Çan ilçesinden gelen linyit kömürünü daha uzuca ve istedikleri kadar bulabiliyorlar. O zamanlar İstanbul Kömür Satış Tevzii (KST),Bandırma KST, Bursa, İzmit, Adapazarı neredeyse sadece Çan kömürünü yakıyordu.
Düşünebiliyor musunuz, bundan 25- 30 sene önce o şartlarda Çanakkale ve ilçeleri ile tüm Trakya ve Marmara bölgesi sanayisi ve halkıyla birlikte Tarko ve Çan1 kömürü yakıyordu. Anasını satayım ne olduysa birden bire Memleketin havası kirlendi ve tüm fatura Çan kömürüne kesildi. Ne olduğunu anlayamadan başta İstanbul olmak üzere bütün Çan kömürü yakan yerlerde bir bir Çan kömürü girişi yakması, satışı yasaklanmaya başladı. Sanki bu işin tek suçlusu Çan kömürüymüş gibi gösterildi ve Çan1 kömürü aleyhinde öyle bir propaganda yapılmaya başlanıldı ki başta biz Çan’da oturanlar bile kendimiz o yıllarda ilçemizde olan hava kirliliğinin tek faturasını kömür ocaklarına çıkartıp biz bile kendi kömürümüzü yakamaz duruma geldik.

Gerçekten işin aslı ve hava kirliliği yapan tek unsur Çan kömürü acaba? Bakın size şimdi burada Çan kömürlerinin analiz raporunu verecek değilim ama elimde mevcut gerekirse onu da verebilirim, çünkü ÇLİ’ den bu analiz raporlarını temin etmek hiçte zor değil.
Şimdi Çan kömürünün (Çan1) Çan’ da yakılması ve halka satılması tekrar yasaklandı. Önümüz kış soğuklar kapıya dayandığında bu insanlar 400- 500 YTL verip İthal kömürü veya Soma kömürü almak için mi koşuşturacaklar? E hadi parası olan bulur alır ya garibanlar, emekli vatandaş, asgari ücret ile çalışanlar, bu insanlar bu kadar pahalı kömürü kaç ton ve nasıl alacaklar, doğrusu merak ediyorum. Kısacası bu kış oldukça ağır geçecek sanırım. Allah yardımcımız olsun.
Şimdi, İlçemiz Duraliköy-Yayaköy-Kulfaköy üçgeninde kurulan ve halen ne hikmetse! Resmi olarak bir türlü devlete devredilemeyen(sözüm ona halen deneme aşamasında olan)Termik santrali’ ne bir göz atalım.
Çan TKİ açık işletmelerinde yıllardır üretilen Parça, ceviz, toz kömürün yanı sıra birde MAT diye tabir edilen ve bilinen ancak yakacak olarak kullanılmayan, içeriği son derece kötü, yani kükürt, nem, kül oranı çok yüksek olan, sadece Termik santrallerinde yakılabilen bir kömür cinsi mevcuttur. Bu vasıfsız kömürü ki, içinde taş, toprak, kil ne ararsan vardır, yıllarca Çan Kamyoncuları vasıtasıyla Orhaneli v
e Ankara Çayırhan Termik santraline yüz binlerce ton taşıdık durduk. Başta o zamanın siyasileri bu kömürden Çan’da nasıl faydalanırız diye düşünürlerken, uzun yıllardır hep gündeme gelen Termik santrali kurma projesini tekrar ele alınmış, böylelikle hem yöre kömüründen faydalanıp hem de bu çevrede yaşayan insanlara iş kapısı açalım düşüncesiyle Çan Termik santrali projesi oluşturulmaya başlanılmıştı. Öncelikle, bu söz konusu MAT kömürden alınan bir miktar numune kömür analiz edilmiş, kömürün içindeki bileşimlere göre bir akışkan yataklı Termik santral projesi ortaya konulmuştu.Santralin ihalesi yapılmış ve ALSTOM POWER isimli Fransız, Alman ortak yapımı bir yabancı şirkete TEKNOTES isimli bir Türk firmasıyla beraber iş ihale edilmiş ve 2000 yılında hatırlayacağınız gibi 160 x 2 = 320 MW gücünde akışkan yataklı, dünya üzerine şu ana kadar yapılmış en son model, kömürle çalışan (sözüm ona çevre dostu!) bir termik santrali, başta zamanın siyasileri tarafından NARALAR ATILARAK yapımına başlanmış ve 4 yıl içinde faaliyete geçeceği planlanmıştı. Çok iyi biliyorum çünkü o yıl bende Termik Santral Şantiyesinde Teknotes Firmasının Kamp Amiri olarak görev yapmaya başlamış, inşaat ve Mekanik montaj bitinceye kadar kazanlar yanıp ilk elektrik deneme üretimi yapılmaya başlandığında bütün bu gelişmeleri bizzat yerinde görmüş ve olaylara şahit olmuştum.
Efendim, termik santralin temeli atılmış, inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ederken, yöre insanları iş kapısı bulduk, esnaf ve küçük sanayicimiz “yaşasın bu proje sayesinde para kazanacağız, yüzümüz gülecek” diye bekledi, durdu… Hala o bekleyiş, ne yöre halkı sanıldığı gibi bir iş kapısı bulabildi nede
Çan esnafı bu projeden beklediği geliri temin edebildi, iş kapısı açıldı, doğrudur ama Çan ve yöresinde oturan bu insanların dışında her yerden çeşitli meslek sahibi ve ayrıca ne kadar işsiz güçsüz ve işe yaramaz ama torpilli vatandaş varsa hepsi birden buraya toplaştı ve bizim yerimizi aldılar.
Daha termik santral inşaatı yapılırken, kazanlarda yakılacak olan Mat kömür stok edilmeye başlanılmıştı bile. Binlerce ton mat kömür (taşı, toprağı ÇLİ’ de ne kadar işe yaramaz kömür gibi gözüken siyahlık varsa hepsi stok edilmeye başlanmıştı. Hatta ben bunları görüyordum arabaların döktüğü bu malzemeye bakıp “ Allah Allah bunlar mı yanacak!“ diye merak eder dururdum.
Her neyse, sistem yapılırken montajı yapılmaya başlanılan kazanların ve döşenen binlerce borunun, teknik olarak ben bilmem ama orada çalışan formen ve bu işten anlayan arkadaşlarımın, kullanılan malzemenin verilecek olan buhar ve basınca yeterli olmadığını söylediklerini duyardım da bir anlam veremezdim.
Kesilen kurbanlar,okunan dualarla kömür kazanının ilk yakıldığı gün bir Kurban Bayramı arifesiydi.Stok sahasındaki mat kömür kırıcılardan toz haline getirilip, konvör (kömür bandı)vasıtasıyla kalsit ile birlikte büyük kazana v
erilip ateşlenmiş,binlerce borunun içindeki su yüksek ısı ile buhar haline gelecek ve yine binlerce borunun içindeki yüksek basınçlı buhar tribünü çevirecek,velhasıl elektrik üretilecek,düşük maliyetle üretilen bu elektrik vasıtasıyla sonuçta ülkemiz kazanacaktı.Ama ne gezer…Daha ilk gün kazan yandıktan bir kaç saat sonra bir gümleme ile kazan patladı ve o gün bu gün bu kazanlar hiçte öyle hesaplandığı gibi şıkır şıkır çalışamadı.Hala bu teknoloji harikası dedikleri termik santral tam kapasite ve sorunsuz çalışamıyor,hala daha işin başlamasının üstünden 8 sene geçmesine rağmen Santral Devlete devredilemedi.Şimdi üçyüz bilmem kaç milyon dolar proje tutarı ile ihalesi yapılan bu sözüm ona mekanik yığının maliyeti şu anda öyle tahmin ediyorum 500 milyon doları bulmuştur.Hergün patlayan borular,bir türlü doğru düzgün çalışamayan kömür ve kül konvörleri,her tarafı toz ve çevre kirliliğine boğan kömür kırıcıları ve özellikle de Kül barajı bütün bunların sebebi de yine bizim kömürümüze maledildi.Şimdi Mat kömürü yakamıyorlar,Çan 1 diye bildiğimiz hepimizin evlerimizde yaktığımız çıra gibi kömürü yakmaya başladılar,tabi bu pisliği başka türlü nasıl temizleyecekler.Bu arada 2 sente maledecekleri elektriğin kilowatsaatini,artık kaç sente ürettiklerini Allah bilir.Termik santralini kökünden yıkıp tekrar yapamayacaklarına göre, patlayan ve çatlayan boruları değiştirmekten başka bir iş yaptıkları da yok,Eh Çan 1 kömürü yakacaklar ama ÇLİ yeterli kömür veremiyor,ne olacak…olacak şey belli,benim zavallı cefak
ar halkım Çan 1 yakmayıverir,nasıl olsa İthal kömür ve Soma kömürü çok daha kaliteli ve ucuz.! Verin gitsin anasını satayım,nasıl olsa bu millet seste çıkarmıyor,maşallah kuzu gibi.Başımızdaki siyasilerde ki , Allah onları eksik etmesin..hep bizi düşünüyorlar..Şimdi ne olacak? Kış geldi kapıya dayandı,bakıyorum da herkes ağlanıp sızlanıyor ama hiçbir Allahın kulu,hiçbir sözüm ona sivil toplum örgütü “ Ne oluyor arkadaş” diye ses çıkarmıyor.Biz toplum olarak hep böyleyiz , ezildikçe büzülen,büzüldükçe üzülen ama her gün yeniden doğan..Bir de adam gibi tepkimiz ortaya koyabilsek,birbirimizi üzmeden,kırmadan,ortalığı kasıp kavurmadan insan gibi tepkimizi gösteriversek çok şeyler değişecek te bakalım o zaman kim tutabilecek bu milleti.Anlaşılan bu kış oldukça zor geçecek,Tanrım hepimizin yardımcısı olsun.
Söylenecek,yazılacak çok şey var da,kimi kime şikayet edeceğiz orasını bilemiyorum bunların, bu milletin kanını emenlerin hepsini Allaha havale ediyorum.Bu Çakalların, bu vampirlerin,milleti bu kış kıyamette üşütmeye vesile olanların da hepsinin İnşallah Cehennemde cayır cayır yanmasını diliyorum.Arkadaş bir türlü kabul edemiyorum,düşündükçe ve aklıma geldikçe yüreğim kabarıyor,sinir oluyorum ve küfür etmekten kendimi alamıyorum.
Bir düşünün yahu,ben 50 yaşını devirdim.Bu güne kadar Çan kömür ocaklarında
bir çok sıkıntılar oldu ama sonuçta hiç kimseye kömür vermemezlik yapmadılar. Ya şimdi;Yazıklar olsun,ÇLİ Müdürüne de, mühendisine de,başkanına da,sivil toplum örgütlerine de,milletvekiline de ,partisine de velhasıl hepsine YAZIKLAR OLSUN…YUH OLSUN…
Çan’da yaşayan bizlere,bugünleri de gösterdiler ya,çamurunu,tozunu,her gün patlayan dinamitleri sayesinde çatlayan evlerimizle,kokusunu,dumanını bütün pisliğini yıllardır sineye çekeceksin, sonra gelip Termik santral yapacaksın, eh artık bu kömürü size vermeyeceğiz,santralde yakacağız,siz ne yakarsanız yakın deyip Milleti yağlı kazığa oturtacaksınız… Evet gerçekten de yazıklar olsun ve ben şahsen Çan’da yaşayan bu memleketin bir evladı olarak, Allah huzurunda onların hiçbirine hakkımı helal etmiyorum,Dünya Ahiret iki elim yakalarında olacak diyorum.
Her şeyin gönlünüzce olmasını diliyorum.
GÜLÜŞLERİNİZ GÖZLERİNİZE IŞIK OLSUN…
hakemengin.gmail.com
hakemengin.blogspot.com

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder