skip to main |
skip to sidebar
ÇAN’lı Kamyoncular “CAN ÇEKİŞİYOR..!”
Hepimizin bildiği üzere İlçemiz Çan’ın ekonomik olarak ayakta kalmasına vesile olan ana unsurların başında hiç şüpesiz Çanakkale Seramik Fabrikaları ve hemen arkasından nakliye sektörü gelmektedir. Çan’ımıza,can veren,kan veren bu iki ana damarın maalesef ikiside şu günlerde artık neredeyse durma noktasına geldiğini görmek insanı kahrediyor.
08.01.2009
Dünyamızı sarsan ekonomik kriz her yeri etkilediği gibi tabiki fabrikamızıda derinden sartstı ve kaçınılmaz olan gerçekle yüz yüze kaldık. Önceleri grup grup yapılan işçi çıkarmaları,şimdilerde yerini ücretsiz izin ile iş bıraktırmaya dönüşmüş ve çalışan ekmeğini fabrikadan kazanan insanların bu kışta kıyamette,ekonomik krizde işsiz güçsüz kalarak ne yapacaklarını bilmeden ortada kalarak kara kara düşünmeye başladıklarını görmek,her gün bir tanıdığımızın işsiz kaldığını görmek,esnafımızın siftah yapmadan dükkanını kapattığını daha da kötüsü her gün bir esnafın iflas bayrağını çekip ,ekmek teknesini kapattığını görmek insanı kahrediyor.
Bir zamanlar İlçemizde yıllarca faaliyet gösteren bir nakliye kooperatifi vardı.
ÇAN TAŞIYICILAR KOOPERATİFİ’nden bahsediyorum.
1970 yılında kurulmuş 800 ü aşan araç potansiyeli ile 2000 yılına kadar ülkemizin dört bir yanına gerek kömür, zaman zaman da ihtiyaç duyulduğunda seramik taşıyarak Çan ekonomisine en az fabrika kadar katkıda bulunan bu kuruluşumuz, yönetimler sayesinde maalesef 2000 yılında iflas etmiş,bir sürü kamyoncu aileleriyle, esnafıyla,sanayisi ile derin bir darbe almış,Kooperatifle birlikte TAŞKOPSAN diye bildiğimiz (Taşıyıcılar Kooperatifi yan kuruluşu olan)Türk Petrol Ofisi de yıkılıp tarihin derinliklerinde kaybolup gitmişti.
Buralardan ekmek yiyen binlerce insan ,aileleriyle birlikte hatta esnafıyla onbinlerce insan darma dağın olmuş, ama bir Allahın kulu “Ne oluyor kardeşim diye” sormamış, hiçbir kamu kurum veya kuruluşu, hiçbir özel sektör,hiçbir siyasi güç ve oterite,hiçbir sivil toplum örgütü bu kanayan yaraya derman olamamış, kabak yine zavallı şöför arkadaşlarımın ve onların ailelerin başına patlamıştı.
Bankalara,TKİ’ye ve Türcas petrolcülüğe takılan milyonlarca lira borç ve sonrasında üyelerin evlerine yağmur gibi gelen haciz ve ödeme emirleri bu gariban ve cefekar insanların param parça olmasına neden olmuştu.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen ayakta kalmayı başaran kooperatif üyeleri kendi aralarında yeni bir yapılanmaya giderek 52 Nolu Kamyoncular Kooperatifini ,yine kendi öz kaynaklarınıda kullanarak kurmuşlar ve yaşam mücadelerine devam etmeye başlamışlardı.
Çok değil daha kuruluşlarının üzerinden henüz 7-8 sene geçmesine rağmen onların bu ayakta kalmak için verdikleri yaşam mücadeleleri de artık başta Çan Kömürünün ne hikmetse hiç kimsenin anlamadığı ve izahı olmayan akla mantığa sığmayan gerekçeler ile alımı,taşımı ve satımını yasaklanması ile adeta bir ızdıraba dönüşmüş ve Çan Kamyoncularımız için ” Çile Bülbülüm Çile” şarkısı söylenmeye başlanmıştı bile.
Şimdi 154 faal üyesi, 30 TIR, 50 Kırkayak , 90 tane de normal olmak üzere toplam 170 araç ile nakliye hizmeti yapmaya çalışan bu kuruluşumuz,Fakir-Fukara Fonuna ait 50 bin ton Çan Linyit kömürünün nakliyesini yapmak üzere taahhütte bulunup işe başladıklarından sonra 15 bin ton kömürün nakliyesini yapıp kalan 35 bin ton kömürün nakliyesini yapamamışlar ve ihale ne hikmetse fesh edilmiş,çünkü fatura başta “Çan kömürüne” ve dolayısıyla “Çan Kamyoncusuna” kesilmiş ve bunca insan yine bir derin darbe ile yüz yüze kalmışlar.
Şimdi içimizden kaç kişi Çan Kamyoncular Kooperatifinin merkez binasını biliyor?
Bilenlerimiz hiç bu insanların binalarına gidip de bir çay içti mi?
İnanın bana bir görseniz içiniz sızlar,
Bizim insanlarımız bunlar,
Ali, Mehmet, Süleyman, Mustafa ve daha yüzlercesi.
Bomboş bir lokal, araç park yerinde takoza çekilmiş onlarca kamyon…
Milli servet çürüyor gidiyor.
Kimin umurunda?
Pencerelere asılmış “SATILIK KAMYON” ilanlarından içerisi gözükmüyor.
Masaların üzerinde “Haciz tebligatıntan”,
“banka ödeme” kağıtlarından,
“maliye borç tutanaklarından”
başka bir şey göremezsiniz.
Yazık gerçekten de çok yazık.
Peki bilmek istiyoruz…
Bu düğümü kim çözecek?
Bu insanların günahı ne?
HAKEM ENGİN
ENGİN ÖZER
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder